kalkınmacılık ve '68 de solu ileri adıma taşımak,kanal açmak..?
Up to İktisat ve Kalkınma Temsilciliği Tartışma Alanı
60'larda yani ülkemizde sosyalist hareketin toplumsallaşmasının en ileri olduğu dönemde kapitalizmin yönelimleri ne olmuştur? Öncelikle bunu belirtmek gerekir ki,sınıflı toplumlarda hiçbir kitle dinamiği veya hiçbir toplumsal hareket egemen sınıfın yönelimlerinden bağımsız değildir.Diğer bir ifadeyle hiçbir toplumsal olay ekonomik altyapıdan bağımsız değildir.Toplumların tarihinde toplumsal alt yapı olmaksızın hiçbir olay gerçekleşmemiştir.
Eğer konumuz 60'lı yıllar ve sosyalizmin toplumsallaşması ise kapitalizmin yönelimlerini sadece o yıllara ait kronoloji ile değil öncesine ve sonrasına göre değerlendirmek kanımca daha sağlıklı olacaktır. 60'lı yıllar kapitalizmin dünya üzerinde rekabetçi bir özellik gösterdiği diğer bir taraftan da emperyalist ve gelişkin kapitalist ülkelerin sosyal devlet vurgusunun üzerinde durduğu dönemlerdir. Ülkemizde'de bu vurgu 27 Mayısın alt yapısını hazırlayan etkenlerdendir.1950 lerde emperyalizmin isteğiyle iktidara gelen Demokrat Parti ile emperyalizmin sermaye ihracı hızlı bir şekilde Türkiye'ye akmaya başlamıştır. Damping politikasının uygulandığı bu yıllar 1'e alınanın 10'a satıldığı zamanlardır. Ekonomik yönelimin ve kapitalist sömürünün zamlarla,yoksullukla,açlıkla perçenlendiği bu yıllar toplumsal hareketlerin ve işçi sınıfı yükselişinin sahneye çıktığı zaman dilimleri olmuştur. Dönemin Cumhurbaşkanı Adnan Menderes'in emperyalizmin daha fazla desteğini alabilmek için SSCB'yi gösterip 'duvarın ötesine geçerim' demesi sonrasında gelen 27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasında tırnaklarıyla bugüne gelen işçi sınıfının temel hak ve özgürlüklerinin bazı anayasal güvencelerle desteklendiği bir süreç... '' Kapitalizm tekelcilik aşamasına, sermaye ihracı ve kapitalizmin eşitsiz gelişim yasasıyla birlikte çıktı. Rekabetçi kapitalizm döneminde, gelişmiş ülke az gelişmiş olana, geleceğinin imgesini gösteriyorken, meta ihracının yerini sermaye ihracının aldığı tekelcilik döneminde devreye giren eşitsiz gelişim yasası, az gelişmiş ülke ya da ülkelere geleceğinin imgesini değil bağımlılık ilişkisini dayatıyordu. Türkiye bu ülkeler kategorisine giriyordu.'' Daha sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi kitlelerin sosyalizm sloganı ile barışmasına bir sacayak olacak,1980 12 eylül askeri darbesine kadar devam edecek olan bu parçalı yükselişin çatısı haline gelecekti.Kapitalizme karşı tepkiler bağımlılık ilişkisinden kaynaklı olarak anti emperyalist tonların öne çıktığı fakat fabrika işgallerinin,grevlerin,işçi-mektepli buluşmalarının,ikinci köprü değil doğuya okul sloganlarının haykırıldığı bir döneme tekabül eder 60 yıllar.Kapitalizmin yönelimi ise daha fazla dışa bağımlı olma arzusudur.
Günümüzde özellikle kısa vadede buna benzer vurgular yapmak,sosyalist mücadeleyi parçalı,uzun soluklu ve sıçramalı bir mücadele bütünü olarak kabul ettiğimiz ölçüde gerçekçidir ve somuttur.Öyle ki emperyalizmle bağımlılık ilişkilerinin daha ileriye çekildiği buna rağmen solun toplumsal alanda daha fazla hedef küçülttüğü, piyasacılaşmanın, özelleştirmelerin yaygınlaştığı, 'ben zenginleri severim' 'babalar gibi satarım' cılarım daha fazla peydahlandığı bir dönem ve içerisinde bulunduğumuz ekonomik kriz solun toplumsal alanla buluşmasının ve bir kitle dinamiği yaratmasının önünde ciddi olanakları barındırmaktadır. Hani bir söz vardır. 'Yenilgi yılları iyi bir okuldur' diye.Türkiyede sosyalist solun bu sloganla hareket edip uyuşuklanması dönemi sona ermiştir ve bunun sona ermesi bir aciliyet teşkil etmektedir.Devrimci bir programla ve donanımlı kadrolarla birlikte işçi sınıfı dinamiğini ve olmazsa olmazı olan genç nüfusu harekete geçirebilme olanağı fazlasıyla nesnel bir gerçeklik halini almıştır. Genç Meclisi bu konuda önemsiyor, Türkiye gibi genç nufusu fazla olan bir dinamikte gençlerin örgütlenmesinin bir aciliyet olduğunu düşünüyorum...
Emrah Öztürk (celal bayar üniversitesi)
emrahozturk2121@gmail.com
- Tarihçe
-
İşlem İşlemi yapan Tarih ve Saat Yorum Activate Kagan Oksuz 2009.05.14 13:55 Yorum yok.






