Kişisel araçlar

Genç Meclis yola çıkıyor

Türkiye’nin nüfusunun büyük bölümünü gençlerin oluşturduğu yıllardır söylenir… Gençliğin bir ülkenin geleceği için ne kadar önemli olduğu tüm “devlet büyüklerince” anlatılır… Yaşlı Avrupa’ya göre genç Türkiye’nin avantajları öve öve bitirilemez…

Anlatılanların, söylenenlerin hepsi doğrudur. Doğrudur doğru olmasına da eksiklidir. Madalyonun diğer yüzü hiç gösterilmemektedir. Açıklanan istatistiklere göre genç nüfus, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 50’sini oluşturmaktadır. Peki, gençliğe bu kadar “önem” verdiğini söyleyenlere “o zaman TBMM’nin yaş ortalaması niçin 53,4?” diye sormak gerekmiyor mu? Biz gerektiğini düşünüyoruz.

İşsizliğin her geçen gün arttığı bir ülkede yaşıyoruz. Çalışabilir nüfusun içindeki işsizlerin oranının yüzde 20’leri geçtiğini bildiğimiz bir ülkede yaşıyoruz. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bizlere sürekli önemli olduğumuz söyleniyor. Önemli olmanın gururunu üzerimizde taşımak istiyoruz. Ancak bu ülkenin gençliği olarak yaşadıklarımız ne bu gururu taşımamıza imkân veriyor ne de adamakıllı gençliğimizi yaşamaya.

Bizler yalılarda, villalarda yaşayıp gecekondulara tepeden bakan ve “babam sağ olsun” BMW’leriyle sokaklarda turlayan küçük azınlık içinde değiliz. Bizler 12 yaşında bir atölyede çalışmaya başlamış, işsiz kalmadığı zamanlarda konfeksiyonda, tekstilde, inşaatlarda günde 14 saat çalışarak yaşayan genç işçileriz…

Bizler ana babalarımızın, boğazlarından artırdığı paralarla dershaneye giden, son bir umut “iyi bir bölümü kazanırsam aç kalmam” diye düşünen liselileriz…

Bizler diplomalı işsiz olacağımız gerçeğiyle her gün yüzleşen bunu bile bile yine de “bir şans doğar belki…” diye düşünen, yurt parası, okul harcı derken iflahı kesilen üniversitelileriz…

Bizler “topraktan ekmek çıkmıyor artık” diye düşünen, köy kahvehanesinde şans oyunlarıyla uyuşturulmaya çalışılan köylü gençleriz…

Sayımız dedikleri kadar fazla; milyonlarcayız. Potansiyelimiz dedikleri kadar fazla; bu ülkenin geleceği bizleriz. Yaşadığımız sıkıntılar ise dile getirilmiyor, getirilmeyecek bunu da çok iyi biliyoruz. Nasıl dile getirilsin ki; yaş ortalaması 50’nin üzerinde olan ve çocuklarına daha 15’ine bastığında şirket kuranlar bizim sıkıntılarımızı niye dile getirsinler ki?

Getirmezler… Bilmedikleri için değil, görmezden geldikleri için… Bu ülkenin nüfusunun yarısını oluşturan 25 yaş altındaki nüfusun potansiyelinden gerçek anlamda çekindikleri için dile getirmezler… Bir dile getirmeye başlarlarsa hesabını soranların çıkacağından korktukları için dile getirmezler…

Bizler bu ülkenin geleceği olanlar, ülkemizde sömürenlerle sömürülenlerin olduğunun bilincindeyiz. Günde 10-12 saat çalışmak zorunda olan bir gencin hangi tarafta olması gerektiğini de biliyoruz. Bizim ne “gemiciklerimiz” ne de “mısır şirketlerimiz” var. Sömürüldüğümüzün farkındayız. İşsizliğiyle, aç bırakıp sadakaya mahkûm eden tüm mekanizmalarıyla açıktan sömürüye maruz kaldığımızın farkındayız.

“Bu düzen böyle gelmiş, böyle gider”se hiçbir geleceğimiz yoktur. Bu ülkenin, bizlerin, gençlerin sahip olduğu büyük potansiyel böyle giderse heba olup gidecektir. Bu düzenin böyle gitmemesi için nedenimiz çoktur. “Böyle gelmiş böyle gitmez” diye düşünüyoruz.

Madem böyle gelmiş böyle gitmez, madem güzel ülkemizi yönetenler genç değil, bizler de kendi sesimizi kendimiz duyururuz diye düşündük. Sesimizi duyurmanın alternatif bir yolunu bulduk.

Madem madalyonun bir yüzü onların anlattığı gibi güllük gülistanlık, diğer yüzünü de biz gösterelim, bir “Meclis” de biz kuralım diye düşündük. Hem de şu anda TBMM’nin 50 yaşını aşan vekilleriyle değil, gençliğin, 25 yaşının altındaki gençliğin temsilcileriyle kuralım bu meclisi diye oturup tartıştık.

Bu kadar büyük bir gençlik potansiyelinin bulunduğu ülkemizde bunu yapmazsak tarihe elini taşın altına koymayanlar olarak geçeceğimizi düşünüyoruz. Milyonlarca genci, işçisiyle üniversitelisini, köylüsüyle liselisini buluşturan, tüm gençliğin yaşadığı sıkıntılara cevap veren bir meclisi kurmak zorunda olduğumuzun bilinciyle girdik bu maceraya. Derinlikli, gençliğin dinamizmine ve hayallerine uygun, gerçekçi ve iyi saptanmış projeler üretmenin zeminini hazırlamak istiyoruz. Genç Meclis ile yalnızca gençliğin kimliğini temsil etme iradesini değil, genç olan Türkiye’yi “genç” bir şekilde temsil edecek dinamizme ve birikime sahip olduğumuzu düşünüyoruz.

Genç Meclis el kitapçığımızda sıraladığımız ilkelerimiz ve amaçlarımızı bir kez de burada yazalım:

  1. Genç Meclis, içinde yaşadığımız düzenin adaletsiz, baskıcı ve orman kurallarına dayalı bir düzen olduğunu ve bu düzenin yükünü en çok gençlerin çektiğini görerek, gençliğin söz sahibi olması için yola çıkmaktadır.
  2. Gençliğin söz sahibi olması, karartılan geleceğini kurtarmak için sesini duyurması ancak gençliğin istek ve iradesi ile mümkündür. Gençliğin iradesi kırılmıştır ve bu irade yeniden yerine gelmediği sürece ülke gençliğinden bir şey beklenemez. Kendi geleceğini kurtarması bile gençliğin “ben buradayım ve istediklerimi birer birer alacağım” demesiyle mümkündür.
  3. Gençliğin söz sahibi olması, “kendini kurtarmaktan” başka bir şey düşünmeyen gençlerin sahne alması değildir. Ülkesini, halkını düşünmeyen, ülke ve halk sevgisi ile oluşturulmuş ideallere bağlanmayan gençlerin geleceği aydınlatma şansı yoktur.
  4. Genç Meclis, “müsamere çocuğu” değildir ve olmayacaktır. “Büyüklerin” yani ülke zenginliklerinden büyük payı alanların yarattığı ve piyasaya sürdüğü “genç”lerin bizleri temsil etmediğini ilan ediyoruz.
    Amaçlarımızdan biri, iktidar odaklarının göstermelik birer medya kampanyası olarak ürettiği “gençlik” temsilcilerini gençlik adına etkisizleştirmek olacaktır.
  5. Genç Meclis, her şeyden önce gençlerin insanca yaşama, barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarının sağlanması için çalışacaktır.
  6. Genç Meclis, en çok genç nüfusu vuran adaletsizliklere karşı eşitlikten, baskılara karşı özgürlükten yana olacaktır.
  7. Genç Meclis, temel hakların parayla alınıp satılır olmasına karşı mücadele edecektir.
  8. Genç Meclis, aydınlık bir gelecek kurmak için, ekonomik kalkınmanın, aydınlanmanın ve kültürel – düşünsel gelişmenin gereklerinin yerini getirilmesinden yanadır. Bu doğrultuda politikalar geliştirmek, herkesten önce gençliğin önündeki görevdir.
  9. Genç Meclis, çetelerin, mafyaların gençlik içinde hâkimiyet kurmasına hizmet eden her türlü kişi, kurum ve mekanizma ile mücadele edecektir.
    Çete kültürünü el altından pompalayan televizyon kültürüyle, çetelerin okullarda baskı kurmasına seyirci kalan ve yer yer açıkça destekleyen devlet görevlileriyle ve tabii en başta çetecilerle hesabımız var.
  10. Genç Meclis, insanların inançlarını istismar etmekle yetinmeyen, yoksulluklarından da yararlanmaya kalkışan tarikat yapılarına karşı gençliğin haklarını savunacaktır.
  11. Genç Meclis, genç işçilerini köle gibi çalıştıran, onların alınteri ve kanıyla kendini vareden sömürücülerin karşısında emeğin hakkını isteyecektir.

Hayallerimiz genç olmaya yakışacak ölçüde büyüktür. Ancak hayal ettiklerimizin yakın zamanda gerçek olmaması için hiçbir nedenin olmadığını düşünüyoruz. Türkiye’de yaşayan gençlerin sıkıntıları varsa, artık gençliğin temsil edildiği bir Genç Meclis’in kurulduğunu ilan etmenin vakti gelmiştir.

Genç Meclis, yalnızca gençlik için değil Türkiye için umut olmaya şimdiden adaydır.

 

Belge İşlemleri