1 Mart toplantısı sonrasında ilk değerlendirmeler,
6 Mart 2009 tarihli soL dergisinde Genç Meclis Hazırlık Komitesi'nde de yer almış bulunan iki Genç Kabine üyesi ile yapılan bir söyleşi yayınlandı. Engin Karaman ve Mert Uzun'un 1 Mart toplantısına ilişkin bazı değerlendirmelerini de içeren söyleşiye sitemizde de yer vermeyi uygun gördük.
Genç Meclis göreve başladı
Genç Meclis Birinci Birleşimi toplantısı nasıl geçti? Toplantıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Engin Karaman: Bu toplantının özelliği bir “ilk toplantı” olması idi. Dolayısıyla Genç Meclis’in kuruluş toplantısı da denilebilir. Bir kuruluş toplantısının nasıl geçtiğini değerlendirirken, toplantının enerjisini ve katılımcıların toplantıya ilişkin heyecan ve kararlılıklarını kıstas olarak almak durumundayız. Genç Meclis Birinci Bileşimi, her açıdan iyi geçti. Ama bu kıstaslara göre değerlendirdiğimizde tarihsel bir iş yapıldığını söylemek abartı olmaz. Düşünsenize, yıllardır söz hakkının alındığını söylediğimiz gençliğin yerellerden seçtiği temsilciler, işçi gençler, üniversiteliler, liseliler, onlarca konuşmanın yapıldığı, birçok konuda önerilerin sunulduğu, “işte meclis böyle olur” dedirten bir olgunlukta, doyurucu ve umut veren bir toplantının altına imza attılar. Bunu bir kenara not etmek gerekir. Konuşmaların içeriğine dair söylenmesi gereken bir şeyler daha var. Genç Meclis’in işinin, gençliğin sorunlarını akademik bir araştırma olarak ortaya koymak ve sorunun çözümü için birilerinin bir şeyler yapmasını beklemek olmadığı hazırlık sürecinde sıkça tekrarlanmıştı. Bu toplantıda, gençlik temsilcilerinin, sorunlarını tartışırken, bunları çözme hedefini önüne koyarak tartıştığı, memlekete genç olmanın sorumluluğu ile baktığı bir kez daha gösterilmiş oldu. Umut dolu bir toplantı idi. İçeriğe dair bunlar söylenebilir. Eksik bırakıldığını söyleyebileceğimiz önemli bir nokta, örneğin çok söz almak isteyip alamayan kimi şehirlerin temsilcisi arkadaşların konuşmalarında yapacakları katkılardan mahrum olmamızdır. Gençlik temsilcilerinin bu kadar fazla konuşma talebinde bulunması, adeta “tek sorunumuz bu olsun” dedirtiyor. Bu toplantıya dair en genel değerlendirmemi söyleyerek bitireyim: Bu meclisin önünün açık olduğu, gençlik tarafından gösterilmiştir. Şimdi toplumun da görmesini sağlamak gerekiyor.
Peki, Genç Meclis’in 1 Mart’ta yapılan
toplantısına katılanların tepkileri nasıl oldu, temsilcilerin
toplantıdan mutlu ayrıldıklarını söyleyebilir miyiz?
Mert
Uzun: Öncelikle şunu belirtmekte fayda
görüyorum: Felakete sürüklenmekte olan bir ülkenin gençliği
olarak “bu iş böyle gitmemeli” diyerek başladığımız
çalışmamız ulaşabildiğimiz her yerde büyük bir heyecan
yarattı. Yapmış olduğumuz yüzlerce danışma/tanışma
toplantısı, ardından yaptığımız onlarca il kurultayının
biriktirdiği enerjinin bir kademe daha ileriye giderek somutlandığı
tarih 1 Mart oldu. Birinci Birleşim toplantısı sonrası temsilci
arkadaşlarla yaptığımız sohbetlerde de konuşulanlar genel
anlamıyla toplantının eksiğiyle gediğiyle yeterince doyurucu ve
yukarıda işaret ettiğim şekliyle yani enerjik geçtiği
yönündeydi. Toplantıda söz alan her temsilci yaptığı
konuşmayla toplantının heyecanına heyecan kattı demek abartılı
olmayacaktır. Bu bağlamda toplantı sonunda temsilcilerin yüzünde
bu derecede nitelikli bir toplantıyı yapmış olmanın verdiği
mutluluk vardı diyebilirim. Ancak şunu hatırlatmam gerekiyor; 1
Mart’ta Ankara’da yaptığımız “Genç Meclis Birinci
Bileşimi” nin ardından toplantıdan heyecanlı, umutlu ve mutlu
ayrıldıysak bunun sebebi yalnızca 1 Mart toplantısının
nitelikli bir toplantı olarak geçmesi değildir. Yaşanan mutluluk,
kısa bir süreç içerisinde gençliğin iradesini taşıma iddiası
olan bir Meclis’in kuruluş aşamasının sorunsuz ve nitelikli bir
şekilde başarılmış olmasından kaynaklanmaktadır. Kısacası
toplantının siyasi atmosferinin yarattığı heyecan ve gençliğin
bu ülkeye karşı duyduğu sorumluluklarını yerine getirmesine
olanak sağlayan bir Meclis’i kurmanın verdiği hazla toplantıdan
ayrıldık diyebilirim.
Toplantıda bir de “Genç Kabine” oluşturuldu. Burada nasıl bir yol izlendi? Kabine oluşturma görevi kime, nasıl verildi?
Engin Karaman: Genç Meclis’in çalışmalarının temel yürütücüsü olan bir kabineye ihtiyaç duyuldu. Bu kabine, 13 temel başlıkta çalışma yapmak üzere görevlendirilmiş komisyonların temsilcilerinden oluşuyor. Bu temsilciler, günümüzün meclis sisteminde bakanlığa denk düşen görevlere sahip. 13 konu etrafında şekillenen komisyonların temsilcilerinin, birinci çalışma dönemi boyunca Genç Meclis çalışmalarını toparlayıcı bir görevleri olacak. Tabi ki, temsilcisi oldukları komisyonun bir unsuru olarak bunu gerçekleştirecekler. Komisyonların oluşturulmasında, yurt çapından gelen katılımcıların, çalışma yapmak istedikleri komisyona istedikleri gibi kayıt oldukları bir yol izlendi. Komisyon temsilcilerinin belirlenmesinde ise, toplantımızın başta söylediğim gibi bir ilk toplantı olması dolayısıyla, daha farklı bir yol izlendi.
Genç Meclis çalışmalarının başından beri ilerleticisi olan Genç Meclis Hazırlık Komitesi’nden dört arkadaşımıza, bu kabineyi oluşturma yetkisi verildi. Bu arkadaşlar da gözlemleri ve gelen kimi öneriler ışığında, komisyonların temsilcilerini belirlediler. Burada, ilk toplantımız olmasının yarattığı dezavantaj şu idi: Toplantı katılımcıları olarak, birçok şehirden gelen temsilciler olarak, ilk defa biraraya gelmiştik ve hali hazırda yürümekte olan bir çalışmanın olmaması, çalışmalara baştan beri hakim olan hazırlık komitesi içinden kimi arkadaşlarımıza, kabineyi oluşturmaları için görev vermemiz yolunu tercih etmemize neden oldu. Bazı temsilcilik görevlerini birden fazla arkadaşımız yerine getirecek. Sonuç olarak, ortaya çıkan tabloda, birbirinden değerli 13 adet komisyonumuz ve bu komisyonları biraraya getirme görevini üzerine alan 16 kişilik bir kabinemiz var. İyi bir başlangıç oldu diyebiliriz.
1 Mart’ta yapılan Birinci Birleşimin ardından yaklaşık 6 ay sonra yapılacak olan İkinci Birleşim için bu toplantıdan çıkarttığınız dersler var mı? İkinci Birleşimi organize edecek Genç Kabine’nin yeni döneme dair düşünceleri var mı?
Mert Uzun: Elbette bu toplantıdan çıkarttığımız birçok ders oldu. Birincisi yerelliklerde yaptığımız onca toplantıdan çok daha değişik bir toplantı yaptık. Bunu yalnızca kitlesellik anlamında söylemiyorum. Bu toplantıya yalnızca seçilen temsilciler katıldı. Haliyle son derece dinamik bir toplantı olacağını biz de önceden Hazırlık Komitesi olarak tahmin ediyorduk. Ancak açılış konuşmalarının ardından kurulan serbest kürsüde bu kadar fazla temsilcinin söz alacağını doğrusunu söylemek gerekirse tahmin etmiyorduk. Biraz önce dediğim gibi bu bizi çok sevindirmiş olsa da belirli bir zaman diliminin içerisine bu kadar söz hakkını sıkıştırmak bizi zor duruma düşürdü. Toplantı esnasında bir temsilci arkadaşımızdan İkinci Birleşim toplantısını iki gün sürdürmemiz, gerekiyorsa geceye kadar konuşmalara devam etmemiz gerektiği yönünde bir öneri geldi. Belli ki arkadaşımıza söz sırası gelmemişti ve haklı bir sitemde/öneride buluyordu. Bana kalırsa son derece önemli bir öneridir ve ciddiye alınması gerekir. Kabine olarak bundan sonraki birleşimde eğer zorunlu görürsek- ki bence öyle olmalıdır- toplantımızı iki güne yayabiliriz.
Toplantıdan çıkarttığımız bir diğer ders demeyeceğim ama önümüzü açan başlık da Hazırlık Komitesi tarafından taslak olarak hazırlanan “Gençliğin Durumu Raporu”nun temsilcilerin katkılarıyla daha derinlikli hale gelecek olmasıdır. Toplantıda yapılan konuşmalar her anlamda raporun niteliğinin artmasına yardımcı oldu. Bunların dışında ikinci birleşim öncesinde seçilen kabine ve komisyonların vurgusunu toplantıda da sık sık yaptığımız nitelikli ve derinlikli projeler üretme konusunda son derece cesur ve çalışkan olması gereken bir sürecin içerisine bugünden itibaren girmiş bulunuyoruz. Bu başlı başına hem kabineye hem de komisyonlara bu süreç içerisinde Genç Meclis’i toplumsal algıda bir yere oturtmak gibi önemli bir görev yüklemiş oluyor.
Kabine nasıl çalışacak?
Engin Karaman: Kabinenin oluşturulma mantığı, gençlik adına yapılacak olan üretimde bir işbölümü yapılması. Çalışmaların başlamasıyla birlikte, gündeme gelen ya da gündeme getirilecek olan her başlıkta, bu başlığın hangi komisyonun çalışma alanına girdiği doğal olarak tesbit edilecek ve ilgili komisyon bu konuya yoğunlaşacak. Burada, birden çok temsilciliğin çalışma alanını kapsayan çalışma başlıklarının, bu temsilciliklerin birlikte, koordineli çalışması ile yürütüleceğini de söylemek gerekiyor. Aslında kabinenin temel misyonu, birçok alanda yapılacak olan bu üretimin düzenlenmesi, biraraya getirilmesi, yeniden üretimi gibi bir “toparlayıcı” görev ve aynı zamanda komisyonlar arasındaki koordinasyonun sağlanması.
Peki, seçilen Genç Kabine ile birlikte çalışacak olan komisyonlar Genç Meclis’te neler yapacak, nasıl çalışacak?
Mert Uzun: Komisyonlara sıra gelince şöyle bir tanımlama yapmakta sakınca görmüyorum: Komisyonlar, Genç Meclis’in siyasi üretiminin çekirdeğidir. Her bir temsilciliğin komisyonu, o alanda yürütülmekte olan siyasi çalışmanın takipçisi, gözlemcisi dahası bunlara karşı alternatif projelerin üretim mekanizması olmalıdır. Komisyonlarda yer alan arkadaşların biraz önce bahsettiğim şekliyle gündemde gelişmekte olanları takip etmesi çok büyük önem arz ediyor. Daha somut bir örnekle anlatayım: Örneğin şu anda TBMM’nin de gündeminde olan bir yasa tasarısı var. 2B arazilerinin kullanıma açılması üzerine yürütülen bu yasa tasarısının tartışmalar ve topluma yansıyan somut çıktılarını Genç Meclis’in İmar, Barınma ve Çevre Komisyonu çok yakından takip etmelidir. Burada komisyon içerisinde bir iş bölümüne gidilebilir. Örneğin komisyon içinde kurulacak bir ekip bunun TBMM ayağını takip ederken kurulacak bir diğer ekip Genç Meclis Adalet Komisyonu ile iletişim halinde olup yasanın uygulamadaki hukuki ihlalleri inceleyebilir. Yine, kurulacak bir diğer ekip daha derinlikli bir şekilde bu yasanın kapsamında diğer ekiplerle alternatif bir yasa tasarısı hazırlayabilir ve bunu kamuoyuna sunabilir. TBMM gündemine bu yasa tasarısını sıcağı sıcağına sokabilir. Ya da toplumda bir alternatif bakış açısı oluşturabilir, dahası somut bir mücadele başlığı ortaya atabilir. Tüm bu bahsettiklerimin işlevli olması komisyonlarda yer alan arkadaşların koyacakları katkı ile doğru orantılıdır. Bu sebeple komisyonlarda yer alan arkadaşların birbirleriyle iletişim içinde olması ve sistematik bir çalışma yapması gerekiyor.
Toplantının temel belgesi olan Gençliğin Durumu Raporu son halini ne zaman alacak? Bu çalışmayı kim yapacak?
Engin Karaman: Toplantıda rapora dair çok sayıda öneri ve katkı sunuldu. Yapılan konuşmalardan ve önerilerden raporun birçok noktada eksikli olduğunu görebildik. Genç Meclis bana göre gücünü biraz da buradan alıyor. Raporun taslak hali, Genç Meclis Hazırlık Komitesi tarafından gerçekleşmişti. Şimdi önerilerin yapıldığı başlıkta, ilgili komisyonların temsilcileri ile birlikte Genç Kabine bir çalışma yürütecek ve rapora son hali verecek.
Gençliğin Durumu Raporu son halini aldıktan sonra kısa vadede Genç Kabine’nin hedefleri neler olacak?
Mert Uzun: Raporun tamamlanmasının ardından Genç Kabine olarak hızlıca bir “Kararname” çıkartmayı düşünüyoruz. Türkiye’de yaklaşan seçimlerin yarattığı atmosfere ve genel olarak gençliğin Türkiye’ye bakış açısını ortaya koyan kısa bir Kararname çıkartacağız. Ardından Gençliğin Durumu Raporu, Kararname ve 1 Mart toplantısıyla beraber bu üç başlığın tartışıldığı yerel toplantılarla Raporu ve Kararnameyi tartışmayı planlıyoruz. Seçimlerden önce tüm Türkiye’de bu toplantıları yapmak gibi bir hedefi kısa vadede önümüze koymuş bulunuyoruz. Bu kısa vadeli hedeften sonra ise orta vadede komisyonlarımızın üretkenliğine hep birlikte katkı koyacağız.Ve hızlıca yolumuza devam edeceğiz.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Mert Uzun: Gencim, soruyorum, sorguluyorum, üretiyorum diyenlerin artık bir Meclis’i var. Bu Meclis, daha ilk gününden yalnızca gençliğin iradesini temsil etmeye değil, memleketin altına dinamit koymaya çalışanlara inat bu ülkenin iradesini temsil etmeye adaydır. Hayallerimiz genç olmaya yakışacak derecede büyüktür demiştik, devam edelim hayallerimizi gerçekleştirelim. Hepimizin yolu açık olsun arkadaşlar…
Engin Karaman: Ek olarak bir noktaya değinmek istiyorum, bu ülkede birileri yıllardır gençliğin ne kadar da kötü durumda olduğundan bahsedip duruyor. Bu saatten sonra bunun gerçeklerden bir kaçış olduğunu söylememiz gerekiyor. Bu gençlikten, utanmayı, sıkılmayı, yakınmayı herkes bırakmalı. Gençlik önemli bir adım attı. Bu adımı farkettikten sonra gücünü küçümseyecek genç yoktur diye düşünüyorum ama bu röportajda okuduklarına inanmayan “büyüklerimiz” varsa eğer, Genç Meclis’i takip etmelerini öneriyorum.






